İzleyiciler

18 Ocak 2017 Çarşamba

Alıcı ve Verici Ayrılığının Anatomisi

Ayrılığa çeyrek kala insanlar kendileri olurlar. İlişki içinde girdikleri rolden çıkarlar. "Seni hiç tanıyamamışım" cümleleri uçuşur havada. Tanıyamamışsın değil. Senin tanıdığın insan gerçek değildi de ondan. Şimdiki gerçek. Kendi oldu. Senden tüm beklentisi bitti. Artık sana rol yapmasına, gözüne girmeye çalışmasına gerek kalmadı. Çünkü seni sömüre sömüre tüketti. O şimdi sömürecek başka bir ruh peşinde.
İnsanlar işte böyle soyunurlar rollerinden ve böyle biter ilişkiler. Maskelerle başlayan, alınan rollerin oynandığı ilişkiler, perdeler kapanırken, maskeleri ellerinde terkederler sahneyi.
Genelde de bir verici bir alıcı olur. Artı eksi gibi birbirlerini çekerler. Alıcı ve verici arasında denge sağlanamadığında bir taraf hep verici olduğunda ilişkinin heyecanı da biter. Alıcı taraf almaya o kadar alışır ki karşısındaki kişi onun artık heyecan duyduğu sevgilisi değil sadece ihtiyaçlarını gören, hayatını kolaylaştıran biri haline gelir. Kadınsa rolü anne olur, erkekse rolü baba olur. Sevgililik biter.
Ayrılık sinyalleri başladığında, verici taraf vermeyi keser. Bir süre böyle devam eder. Alıcı mutsuz olmaya başlar, uzaklaşır, başka bir verici için siyallerini göndermeye başlar. Tabi bu durum çok uzun sürmez. Verici artık noktayı koyar. Alıcı bu durumdan da hoşnut değildir. Ya hemen bir verici bulamazsa diye düşünür ya da bulduysa da ikisini bir idare etmek ister. Boşta kalmak istemez. Çünkü o, ruh sömürerek yaşamaya alışmıştır. Yoksa yaşayamaz.
Dengesiz hareketler sergilemeye başlar. Bir arar herşey normalmiş gibi konuşur. Sonra ertesi gün arar soğuk konuşur ama aramaya devam eder irtibatı kesmek istemez. Çünkü diğer vericiyle işler yolunda gitmezse geri gelmek için bu taraftaki kapıyı aralık bırakmak ister.
Bunca bencilliğine rağmen yine de mutsuzdur. Bir tek mutsuzluğuna çare bulamaz. Oysa bilmiyor ki insanlar sevdikçe, karşı tarafı mutlu ettikçe mutlu olurlar. Karşındaki kişiye bağlı mutluluklar gelip geçicidir. Bir insan ya mutludur ya da değildir. Mutluluğu, kişiye bağlı yaşayanların mutluluğu geçicidir. O kişi hayatından gittiğinde yine mutsuzluğuna geri döner. Yeni biri ile yine kısa bir mutluluk, sonrası yine hüsran. Yani bencil insanlar mutsuzdurlar.
Mutluluk içimizde :)
Sevgilerimle Gönlünüze Eğiliyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder